Elektronik Mühendisi Mehmet Özdağ

Mazot Zammı Hasadı Vurdu: Samsun Çeltik Üreticisinin Faturasını Kim Ödeyecek?

Elektronik Mühendisi Mehmet Özdağ

Motorin bu ay Türkiye genelinde 100 TL sınırına dayandı. Geçen yıl bu tarihte 55 TL civarında olan motorin, bir yılda neredeyse ikiye katlanarak 100 TL'yi buldu. Bunun bir kısmı küresel: Brent petrol bir yılda yüzde 60 artarak 67 dolardan 107 dolara çıktı, dolar/TL kuru da yüzde 17,7 yükseldi. Ama tablonun tamamı kur ve petrolle açıklanmıyor. AKP'nin kendi eliyle uyguladığı bir vergi programı da devrede.

13 Ağustos 2026 tarihli 11606 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'yla motorine uygulanan ÖTV, ay ay artacak şekilde yeniden düzenlendi: Ağustos'un son iki haftasında sıfırlanan vergi, Eylül'de litre başına 3 TL'ye, Ekim'de 6 TL'ye, Kasım'da 9 TL'ye, Aralık'ta 12 TL'ye çıkacak; 2027 Ocak'ından itibaren de 13,9006 TL'de sabitlenecek. Bu bir piyasa dayatması değil, AKP'nin önceden kurguladığı savaşı fırsata çevirme takvimidir. Ve bu takvim, tam da Samsun'da çeltik ve fındık hasadının kalbine denk düşüyor.

Bafra Ovası'nda 165 bin dekarlık alanda hasat 13 Eylül'de başladı. Ama üreticinin önünde çözülmemiş bir hesap var. Bafra, Alaçam ve 19 Mayıs Ziraat Odaları'nın 5 Ağustos'ta imzaladığı maliyet raporuna göre, bugün 1 kilogram çeltiğin üretim maliyeti 46 lira 33 kuruş. Üretici, üzerine yüzde 15 kâr eklenerek en az 53,28 TL/kg istiyor. Buna karşılık Toprak Mahsulleri Ofisi'nin en son açıkladığı alım fiyatı (2025 hasadı için, Ocak 2026'da açıklanan) bölgenin en yaygın çeşidi Osmancık'ta kilogram başına yalnızca 32 TL ? yeni maliyetin yüzde 31 altında. TMO, 2026 hasadı için henüz fiyat açıklamadı; üretici, geçen yılın düşük fiyatının üzerine yeni sezonun çok daha ağır girdi maliyetini bindirerek hasat yapıyor.

Mazotun çeltik üretimindeki yeri marjinal değil, merkezi. Toprak hazırlığından sürüme, biçerdöverden kurutmaya, tarladan TMO'ya veya tüccara nakliyeye kadar her aşama mazotla dönüyor. Gübre ve mazottaki artış, bölgedeki üreticilerin bu sezon en sık dile getirdiği endişe. Şimdi bu maliyetin üzerine, tam hasat ve nakliye ayları olan Eylül-Aralık döneminde, önceden planlanmış dört kademeli ÖTV artışı biniyor. Fındıkta da tablo farklı değil: üretici burada TMO garantisi olmadan doğrudan tüccar ve borsa fiyatına bağımlı, ilçelerden kurutma tesislerine taşımanın her kilometresi de aynı şekilde mazotla dönüyor. Bu, üreticinin kontrolünde olmayan bir yük. Ama AKP'nin masa başında önceden kurguladığı takvimleyerek uygulamaya koyduğu bir tercih.

Mazot zammının etkisi tarlayla da sınırlı kalmıyor. Akaryakıt tüketici fiyat endeksinin doğrudan yüzde 5-6'sını oluştursa da, asıl belirleyici olan nakliye zinciri üzerinden gıdaya yansıyan dolaylı etki. Çeltiğin tarladan depoya, değirmene, oradan markete taşınmasının her kilometresi artık daha pahalı. Yılın son çeyreğinde soframıza gelecek pirincin fiyatı, bugün pompada ödenen mazot zammının bir sonucu olarak şekilleniyor ? ve bu maliyet artışı nihayetinde hem tüketiciye de devredilecek hem de üreticinin sırtında kalacak.

Sorun şu ki, bu iki seçenek de bir tesadüf değil, bir tercih. AKP iktidarı, kur ve petrol fiyatındaki dalgalanmayı bahane göstererek, kendi eliyle koyduğu ÖTV takvimini tam da üreticinin en kırılgan olduğu aylara yerleştirdi. TMO'nun fiyat açıklamasını geciktirmesi de aynı tercihin bir parçası: üretici, önce düşük fiyatla ürününü elinden çıkarmaya zorlanıyor, sonra da artan girdi maliyetiyle bir sonraki sezona borçlu başlıyor. Samsun çeltik üreticisinin ve halkın sırtına bindirilen ek yük, kamusal politikaların bir sonucu değil AKP'nin bilinçli tercihinin sonucudur!

Talep açık: TMO, 2026 hasadı için maliyet raporunu esas alan bir fiyat açıklamalı  gecikmeden. Mazota uygulanan kademeli ÖTV artışı, iptal edilmelidir. Aksi halde yapılacak her kademeli zam, üreticinin sırtına ek yük, sofralarımızdan eksilen bir lokmadır.