Elektronik Mühendisi Mehmet Özdağ

Samsun'un Kamusal Mirası Satılıyor

Elektronik Mühendisi Mehmet Özdağ

Beş parsel, beş ilçe, tek karar - ve hepsi aynı gecenin karanlığında imzalandı.

23 Nisan 2026. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulusal bayramın eşiğinde bir karar imzaladı. Ertesi gün Resmî Gazete'de yayımlanan 11187 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'yla Hazine'ye kayıtlı 71 taşınmaz özelleştirme kapsamına alındı. Bunların beşi Samsun'a ait.

İlkadım'daki Göğüs Hastalıkları Hastanesi ? 21.909 metrekare. Eski Doğumevi ? 31.952 metrekare. Alaçam, Ayvaçık ve Çarşamba'dan üç parsel daha. Toplam beş taşınmaz, toplam beş ilçe. Bunlar Samsun halkının onlarca yıllık vergisiyle kurulan, yaşatılan, nesilden nesile devredilen ortak varlıklardır.

Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ni düşünün. Akciğer kanseri, kronik solunum yetmezliği, verem... Bu hastalıkların tanısı ve tedavisi, başka bir yere gidemeyecek olanların sığınağında yapılır. Sabit gelirli, emekli, uzak semtlerde yaşayan Samsunlular. Şimdi bu taşınmaz piyasaya açılıyor. Sahibi kim olacak? Ne inşa edilecek? Bu soruların yanıtı, kararda yok.

Hükümet bir gerekçe öne sürdü: Satıştan elde edilecek gelir "yeni sağlık tesisi yapımı" için kullanılacak. Bu açıklama, halkı uyutmaya yönelik bir kural oyunudur. Var olan hastaneyü satıp yenisini yapmak, kamuya ait bir sağlık tesisini sermayeye devreden bir işlemİn adını değiştirmektir. Samsun zaten bir şehir hastanesi inşaatı sürecinin ortasındaydı. Bunu finanse etmenin yolu, tarihi sağlık kurumlarımızı elden çıkarmak mı olmalıydı?

Alaçam, Ayvaçık ve Çarşamba'daki taşınmazlar ise farklı ama eş derecede önemli bir sorunu gündeme getiriyor. Bu parseller, "kamu mülkiyeti" sıfatıyla tüm Samsunlulara aittir. Onların ne işe yarayacağını belirleme hakkı, Ankara'nın tek imzasıyla ortadan kaldırılamaz. Tarım nitelikli arazilerin ticari projelere açılması, şehircilikte geri dönülemez bir hasar bırakır.

Bu kararın asıl mesajı şudur: Kamu varlıkları, halkın ortak birikimİ olarak değil; devletin bütçe açıklarını kapatmak için kullanılabilecek bir kıymet deposu olarak görülmektedir. Bu anlayış, AKP'nin özellik döneminin her ürüncündü. Enerji'de, tarımda, konutta gördük. Şimdi sağlıkta görüyoruz. Samsun'un tarihi kurumları bu modelin yeni kurbanlardır.

Sağlık hakkı satılık değildir. İlkadım'daki sağlık tesisleri başta olmak üzere tüm Samsun taşınmazlarının özelleştirme listesinden çıkarılmasını talep ediyoruz. Bu satış sürecini sıkı şekilde takip edeceğiz; hukuki ve demokratik mücadele hakkımızı kararlılıkla kullanacağız. Samsun halkının ortak varlıklarına sahip çıkmak, siyasi bir tercih değil - ahlaki bir zorunluluktur.