
Samsunspor taraftarı, hatta bütün şehir ona Çarşambalı Drongelen dedi, bağrına bastı, çok sevdi. Bir o kadar da Holse ve Ntcham'ı, Satka'yı hele Zeki Yavuru'yu? Şimdi de Logi Tomason ve Marius için çanlar çalıyor? Anlayan varsa sportif açıdan adam gibi bir şey söylesin? Hangi takımda takımın omurgasının bu derece yok edildiği ve dağıtıldığını gördünüz Avrupa hedefleri olan bir Süper Lig takımları arasında? Takımın oluşturduğu ruhu ve sevgiyi asla hiçbir şeyle alamazsınız? Hep birlikte göreceğiz bunun sonucunu?
Futbol sadece 11 kişinin yeşil çimde bir topun peşinde koşması değildir; bunu hepimiz biliriz. Futbol; soyunma odasında kurulan dostluktur, saha içinde göz göze gelindiğinde ne yapılacağını bilmektir, zor andaki o sarsılmaz güvendir. Kısacası futbol, bütçelerle satın alınamayan bir ruh işidir.
Son zamanlarda Samsunspor'a bakıyorum da... İçim cız ediyor.
Takımın belkemiği olmuş, taraftarın sevgilisi haline gelmiş, sahada basmadık yer bırakmayan o popüler, kaliteli isimler birer birer satılıyor. "Kulüp ekonomisi", "iyi teklif geldi" gibi süslü cümlelerle bu satışlar meşrulaştırılmaya çalışılıyor olabilir. Ama kusura bakmayın, futbolun matematiği ile saha içi gerçekleri her zaman bir tutmaz.
Siz bir takımın omurgasını söküp alırsanız, geride kalanların bin bir emekle inşa ettiği o güven ortamını da darmadağın edersiniz.
Yıldızın Vedası, Güvenin Kaybıdır!
Satılan her kilit oyuncu, sadece skor panosundaki bir istatistiğin eksilmesi demek değildir. O oyuncu gittiğinde, geride kalan futbolcunun kendine ve takıma olan güveni zedelenir. "Demek ki burada gelecek inşa edilmiyor, ilk fırsatta herkes gönderiliyor" düşüncesi soyunma odasına bir virüs gibi yayılır.
Daha da acı olanı ne, biliyor musunuz?
Gidenlerin yeri dolmuyor! Kırmızı-beyazlı formayı sırtına geçiren yeni isimlere bakıyorsunuz; ne gidenlerin kalitesinde ne de o oyun zekasına sahip. "Yıldızları sattık ama daha iyisini/eşdeğerini aldık" diyebileceğimiz tek bir hamle dahi yok ortada.
Aynı Ruhu Yeniden Satın Alamazsınız
Saha içinde birbirinin açığını kapatan, birbirinin dilinden anlayan o kadro yapısını dağıtmak kolaydır. Zor olan, o duygu ortaklığını yeniden yaratmaktır. Yeni transferler yapabilirsiniz, yeni isimlere paralar dökebilirsiniz; ama o bozulan takım ruhunu ve oyun aklını marketten hazır bir paket gibi satın alamazsınız.
Bu Oyunun Sonu Hüsran Olabilir
Samsunspor yönetimi şu an çok tehlikeli, telafisi son derece güç bir kumar oynuyor. Takımı bir arada tutan en büyük harcı - yani ruhunu - kendi elleriyle eritiyor.
Toparlanmak, aynı frekansı yeniden yakalamak zaman ister. Ancak lig yarışı kimseye o zamanı tanımaz. Eğer bu transfer politikası ve bakış açısı radikal bir şekilde değişmezse; yarın sahada mücadele eden değil, birbirine yabancı gözlerle bakan 11 kişi izlemek zorunda kalırız.
Ve inanın, o gün geldiğinde kaybedilen şey sadece üç puan değil, koskoca bir sezona olan inanç olur.
Umarım vakit varken bu yanlıştan dönülür. Çünkü Samsunspor taraftarı, ruhunu kaybetmiş bir takımı izlemeyi hak etmiyor.