Hasan Aktürk

Bu Şehrin Işıklarını Söndürmeyin

Hasan Aktürk

Bazı yapılar vardır; yalnızca taş, beton ve duvardan ibaret değildir.

Bir şehrin hafızasını, ruhunu, geçmişini ve anılarını taşırlar.

19 Mayıs Lisesi de Samsun için böyle bir yerdir.

Bugün önümüzde bir yıkım kararı var. Ancak henüz bir yapım kararı yok.

Bizim itirazımız, elbette öğrencilerimizin güvenli ve çağdaş koşullarda eğitim görmesine değildir. Tam tersine, güvenli olmayan bir yapının güçlendirilmesi mümkün değilse elbette yenilenmesini savunuyoruz. Ancak soruyoruz:

Yıkılacaksa neden aynı yere yapılmasın?

Neden bu şehrin merkezindeki köklü bir eğitim kurumu şehir dışına taşınsın?

Ben 46 yıl önce 19 Mayıs Lisesi'ne başladım ve bu okuldan mezun oldum. Oğlum da aynı okuldan mezun oldu. Kızım ise adrese dayalı sistem nedeniyle bu okulda okuyamadı.

Bu nedenle 19 Mayıs Lisesi benim için yalnızca bir okul değil; hayatımın, ailemin ve bu şehrin ortak hafızasının bir parçasıdır.

19 Mayıs Lisesi'nin yalnızca dersliklerden ibaret olmadığını hepimiz biliyoruz.

Kütüphanesi, kapalı spor salonu, basketbol ve futbol alanları, konferans salonu, tiyatro salonu, müzik etkinliklerinin yapıldığı alanları, çay bahçesi, yeşil alanları ve kantiniyle öğrencilerin eğitim aldığı, sosyalleştiği, spor yaptığı, sanatla buluştuğu bir yaşam alanıdır.

Üstelik en önemli özelliklerinden biri, öğrencilerin evlerine yakın, yürüme mesafesinde olmasıdır.

BU OKULUN SAMSUN İÇİN AYRI BİR YERİ VAR

19 Mayıs Lisesi'nin Samsun'un eğitim tarihinde çok özel bir yeri vardır.

Atatürk, 24 Eylül 1924 ve 26 Kasım 1930 tarihlerinde okulumuzu iki kez ziyaret etmiştir.

Bu ziyaretlerde Cumhuriyet, eğitim ve bilimin önemine ilişkin sözleriyle öğrencilerimize ve öğretmenlerimize önemli mesajlar vermiştir.

1930 yılındaki ziyaretinde ise coğrafya dersine girerek Hatay'ı harita üzerinde Türkiye sınırları içerisinde göstermiş, Hatay konusundaki kararlılığını ortaya koymuştur.

Dolayısıyla 19 Mayıs Lisesi yalnızca Samsun'un değil, Cumhuriyet tarihimizin de önemli eğitim kurumlarından biridir.

Bugün Samsun'da hangi evin kapısını çalsanız, mutlaka bir 19 Mayıs Lisesi mezununa rastlarsınız.

Bu okuldan mezun olan binlerce insan, Samsun'un sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına yıllarca emek vermiştir. Özellikle Samsun'un simgelerinden biri olan sigara fabrikasında yıllarca çalışmış, emek vermiş çok sayıda insanın da yolu bu okuldan geçmiştir.

Ve biz 19 Mayıs Lisesi mezunlarına, "Hangi okuldan mezunsun?" diye sorulduğunda, üniversitemizin adından önce çoğu zaman:

"19 Mayıs Lisesi mezunuyum." deriz.

Çünkü bu okuldan mezun olmak, Samsun'da yalnızca bir eğitim geçmişine değil, ortak bir aidiyete sahip olmaktır.

SADECE EĞİTİM DEĞİL, BİR KÜLTÜR VE SPOR GELENEĞİ

19 Mayıs Lisesi; voleybol, basketbol ve futbol takımlarıyla sayısız başarılara imza atmış; tiyatrodan folklora, müzikten diğer spor dallarına kadar öğrencilerinin yeteneklerini geliştiren önemli bir eğitim yuvası olmuştur.

Ve elbette Hava Merasim Bölüğü?

Bando okul bahçesinden çıktığında trampet ve borazan sesleri Samsun sokaklarında yankılanır.

Milli bayramlarımızın coşkusu bir başka olur.

Bugün 40, 50, hatta 60 yıl önce bu okuldan mezun olmuş insanların hâlâ 19 Mayıs bayramlarında Samsun sokaklarında bando ile yürüdüğünü görmek, bu geleneğin ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir.

Onlar da bu şehrin gururudur.

OKULLAR ŞEHRİN DIŞINA DEĞİL, YAŞAMIN İÇİNE YAPILMALI

Samsun'da daha önce Namık Kemal Lisesi ve Mithatpaşa Lisesi'nin şehir dışına taşınmasının yarattığı sonuçları da göz önünde bulundurmalıyız.

Eğitim kurumlarını şehrin merkezinden uzaklaştırmak yalnızca bir bina değişikliği değildir. Öğrencinin ulaşımından ailelerin yaşamına, okulun çevresiyle kurduğu ilişkiden yıllar içinde oluşan sosyal ve kültürel hafızaya kadar pek çok şeyi etkiler.

Bugün adrese dayalı eğitim sisteminden söz ediyoruz. Ancak okul önlerinin ve bahçelerinin servis araçlarıyla dolduğu bir tabloyla karşı karşıyayız.

En iyi okul, öğrencinin evine en yakın okuldur.

Okullar da hastaneler de insanların yaşam alanlarına yakın, mümkün olduğunca yürüme mesafesinde olmalıdır.

Gelişmiş ülkelerde eğitimde yalnızca binanın kendisine değil, sistemin ve okul kültürünün sürekliliğine önem verilmektedir. Aynı okulda farklı kuşakların eğitim görmesi, okulun bir hafıza ve kültür merkezi olarak yaşatılması bunun önemli bir parçasıdır.

Eskiyen bir okul binasını yenilemek başka şeydir;

o okulun hafızasını bulunduğu yerden söküp atmak başka şeydir.

YIKIM VARSA, YENİDEN YAPIM DA AYNI YERDE OLMALIDIR

Kız Meslek Lisesi güçlendirilerek aynı yerinde eğitimine devam ediyor.

Ticaret Lisesi güçlendirildi ve adı değişmiş olsa da eğitimini aynı bölgede sürdürüyor.

İmam Hatip Lisesi yıkılırken öğrencileri geçici olarak 19 Mayıs Lisesi'nin C Bloğu'na taşındı.

Şimdi ise aynı bölgede misafir olarak bulunan öğrenciler kalırken, ev sahibi olan 19 Mayıs Lisesi'nin şehir dışına gönderilmesi anlaşılır değildir.

Eğer 19 Mayıs Lisesi'nin mevcut binasının güçlendirilmesi teknik olarak mümkün değilse, elbette öğrencilerimizin güvenliği önceliğimiz olmalıdır.

Ancak çözüm, okulu bu şehirden uzaklaştırmak değildir.

Bizim talebimiz açık ve nettir:

19 Mayıs Lisesi yıkılacaksa, aynı yerine yeniden yapılmalıdır.

Modern derslikleriyle, laboratuvarlarıyla, akıllı tahtalarıyla, spor salonuyla, konferans ve tiyatro salonlarıyla, basketbol ve futbol sahalarıyla çağdaş bir eğitim kampüsü olarak yeniden inşa edilmelidir.

Ve okulun tarihi ile kültürel mirasını anlatan 19 Mayıs Lisesi Müzesi, okulun girişinde görünür ve yaşatılır bir şekilde yerini almalıdır.

BU ŞEHRİN IŞIKLARINI SÖNDÜRMEYİN

Bir dönem, okulun bulunduğu alanın park ve bahçe olarak değerlendirilmesine ilişkin açıklamalar yapılması bizleri son derece üzmüştür.

Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından da park ve bahçe yapılmasının gündemde olmadığı ifade edilmiştir.

Ancak bizim beklentimiz yalnızca alanın başka bir amaçla kullanılmaması değildir.

Biz açıkça şunu istiyoruz:

19 Mayıs Lisesi, kendi yerinde yeniden yaşatılmalıdır.

Çünkü 19 Mayıs Lisesi bir bina değildir.

Bir tarihtir.

Bir hafızadır.

Bir kültürdür.

Bir eğitim geleneğidir.

Bir şehir kimliğidir.

Binlerce insanın hayatına dokunmuş bir değerdir.

Bu nedenle yetkililere bir kez daha çağrıda bulunuyoruz:

Yıkım kararı varsa, yapım kararını da aynı anda ortaya koyun.

19 Mayıs Lisesi'ni şehirden koparmayın.

Bu şehrin çocuklarını okullarından, bu şehrin insanlarını anılarından, Samsun'u da tarihinden koparmayın.

Güvenli, çağdaş ve modern bir 19 Mayıs Lisesi elbette yapılabilir.

Ama bu okulun yeri, hafızası ve adı da korunabilir.

Çünkü bazı değerler yalnızca korunmaz;

gelecek kuşaklara aktarılır.

Biz istiyoruz ki çocuklarımız da yıllar sonra aynı soruya aynı gururla cevap verebilsin:

"Hangi okul mezunusun?"

"19 Mayıs Lisesi mezunuyum."

Bu şehrin ışıklarını söndürmeyin efendiler.

Çünkü bu şehrin vicdanı rahat değil.

Bu şehrin vicdanı rahatsız.