Hasan Aktürk

"Paylaşmak" ile "sahiplenmek" arasındaki fark...

Hasan Aktürk

Düşüncenizin temelinde çok önemli bir mesele var:

"Paylaşmak" ile "sahiplenmek" arasındaki fark?

Bir şiiri paylaşabilirsiniz?

Bir fotoğrafı yayımlayabilirsiniz?

Bir senaryoyu koruyabilirsiniz?

Ama bunlar size geçti diye "benim oldu" denildiğinde mesele değişir.

Eser sahibinin emeği, adı, izi vardır çünkü.

Sosyal medyada çok sık yapılan bir hata var:

"Benim arşivim" diyerek başkasının emeğini kendi hafızasına yazmak?

Oysa arşivcilik sadece toplamak değildir;

kaynağı korumaktır, izi kaybetmemektir, emeğe saygıdır.

Bir fotoğraf için:

"Falanca kişiden alınmıştır" demek küçültmez insanı.

Tam tersine güvenilir yapar.

Eskicide bulunan bir senaryo bile "ben yazdım" olmaz.

Bulunmuş olur. Saklanmış olur. Korunmuş olur.

Ama sahibi değişmez.

Şiir de böyledir.

Fotoğraf da?

Hatıralar da?

Belki de mesele tam burada düğümleniyor:

Yolda para bulunca cebimize koyabiliriz?

Ama o para bize ait olmuş olur mu?

İnternette gördüğümüz her şey de biraz böyle?

Ulaşabildiğimiz her şey bize ait değildir.

Ve galiba en güzeli şudur:

Hayat paylaşınca güzeldir?

Ama paylaşırken emeğin adını silmeden.

"200'lü insanlar" dediğiniz o eski kuşakların en güçlü tarafı da buydu belki;

emaneti sahiplenmeden taşımayı bilirlerdi.