Uzm.Dr. M.Emin Dinççağ

Hey gidi Orhan Veli...

Uzm.Dr. M.Emin Dinççağ

Bedava yaşıyoruz bedava/Hava bedava, bulut bedava/dere tepe bedava/Yağmur çamur bedava/otomobillerin dışı/sinema kapısı bedava/camekanlar bedava/peynir ekmek değil ama/acı su bedava/kelle fiyatına hürriyet/esirlik bedava/bedava yaşıyoruz bedava.

Orhan Veli, suyun sokak çeşmelerinden içildiği  bir devirde yazmıştı bu şiiri. Bu gün, suyun 15 TL., tuvalete girmenin da en az onun kadar olduğu, kendi paranı çektiğin bankamatiklere  ücret ödediğin, doktora gittiğinde kamu hastanelerinde bile ek ücret yansıtıldığı, İlaç alırken para kesintisi yapıldığı, parasız yaşamın olmadığı bir dünyayı herhalde tahmin edemezdi, ama bu şiiri yazdı.

Genç bir delikanlı, mahkeme sonucu mahkum olmuş. Suçsuz olduğuna inanıyor, davasını itiraz mahkemesine götürmesi gerekiyor. Çalışmayan, ancak, bu adalet arayışı için parası olmayan gencin çaresizliğini anlayabilmek mümkün değil.

Şoförlük yapacak genç adam, ehliyet sınavına baş vuracak, en az 15-20 bin liraya ihtiyacı var. Oysa işsiz ve nereden bulacak bu kadar parayı.

Yeme para, içme para, barınma en büyük gider, iş başvurularında bir de internet ortamında başvuru istenmiyor mu, o da işin başka bir acı tarafı.

En küçük internet paketi  aylık 100 TL. Bir de binlerce lira tutan akıllı telefon gerekiyor, gel de çık işin içinden.

Dünya kupası maçları izleniyor, TV'de bir reklam; masada kuruyemişler ve kola şişesi. Kuruyemişin kilosu 500 TL. Oysa asgari ücretli bir çalışanın günlüğü 1000 TL. etmiyor!

Ev kirası 20.000 TL, Bir tost 200 TL., Dışarıda bir restoranda yemek yiyebilmek kişi başına 500 TL. Çocukların okul masrafı, harçlık, ulaşım giderleri? Gel de çık işin içinden. Bedava yaşıyoruz bedava!

Orhan Veli, ironi yapmış. Ama gerçekten yaşam pamuk ipliğine bağlı. Bu düşünce öylesine yerleşti ki bizde, bir tedirginlik, bir korku, hepimiz için geçerli. Lunaparkta başına kötü bir şey gelebiliyor insanın, okulda can güvenliğimiz tehdit edecek can sıkıcı olaylar yaşayabiliyoruz. İş kazaları ülkemizde ciddi boyutlarda. Trafik kazaları her gün onlarca cana kıyabiliyor. Sokakta elektrik çarpabiliyor. Yurtta asansöre sıkışıp hayatımızı kaybedebiliyoruz.

Bedava yaşıyoruz, maliyet yüksek.

Aslında karamsarlık, olumsuz düşünce bizi mutsuz ediyor biliyorum ama doğası cennet, insanları sıcak, samimi, iklimi uygun bu ülkede elbette  beklentilerimiz yüksek ve gelecekten çok şeyler bekliyoruz. Hayal kurmak, şiir okumak, sanatla uğraşmak, maliyeti yüksek de olsa-pahalı da olsa - yapmalıyız. Uzun yaşamanın sırrı; sağlıklı beslenmek, egzersiz yapmak, kaliteli uyku ve meditasyon olarak kabul ediliyor. Elbette, bu saydıklarımın hepsi, maliyetli ve ekonomik olarak güç gerektiren şeyler, ama daha iyi ve daha güzele ulaşabilmek, mutlu olabilmek elindekini daha iyi değerlendirebilmek insanoğlu için başarabilmesi gereken bir beceri. Bedava yaşamak mümkün değil, bu ancak Orhan Veli Şiirindeki lezzette gizli, ama hayatın zorlukları ile çalışmak ve çabalamak meditasyonu ve sanatı ihmal etmemek gerek.  Yaşamak bedava değil !