Uzm.Dr. M.Emin Dinççağ

Öyle bir dünya...

Uzm.Dr. M.Emin Dinççağ

Google, Microsoft, Amazon, Nvidia, Paloalto network, Crowd Strike, Broad.om, Cisko, Linux foundation hepimizin duyduğu ve dünyayı yöneten markalar.

Google, Microsoft, Amazon ve diğerleri bir şekilde öylesine hayatımıza girdiler ki, onlarsız olmuyor. Alışveriş yapıyoruz karşımızda, hayata dair bir sorunla karşılaşıyoruz karşımızda, ders çalışıyoruz, oyun oynuyoruz karşımızda, hava durumu, borsa, dolar ile ilgili merak ettiklerimizle veya herhangi bir soruya cevap arıyoruz karşımızdalar?

Alışveriş edeceksiniz, internette sistem sizi etkiliyor, öylesine bir kurgu ve sistemin işletim kurgusu var ki, sizi tanıyor, beğenilerinizi biliyor ve ona göre size seçenekler sunuyor. Bazen şaşırıyoruz da? Dijital dünya size ait verileri topluyor, değerlendiriyor, sevdiklerinizi, sevmediklerinizi, istediğinizi, istemediğinizi adeta kafanızdakini okuyup size hitap ediyor. Kışkırtıcı bir tüketim dünyası var karşımızda? Seçiminizi etkileyen size seçme ve düşünme şansı bırakmadan sizi yönlendiriyor.

Özgürlük nedir? Bu soruyu chatGPT'ye sorduk. Herhangi bir koşulla sınırlanmama, zorlanmaya kısıtlanmaya bağlı olmaksızın, düşünme ve davranma durumudur. Diğer bir ifade ile insanın her türlü dış etkiden bağımsız olarak kendi istencine, kendi düşüncesine göre karar vermesi halidir.

Alış veriş ederken, düşünürken, yaşarken özgür olduğunuzu düşünüyor musunuz? Pantolonunuzun dar parça olması, dudaklarınızın dolgu ile şişirilmiş olması, saç boyanız, parfümünüz, kullandığınız destek ürünleri, mobil telefonunuzun Iphone olması, Kafelerde konsantre kahve içmek, ayakkabınızın, eşofmanınızın markasının ne olup olmadığı, herhangi bir şey hakkında düşünceleriniz, özgür iradenizle mi gerçekleşiyor?

Özgürlük, felsefenin en eski ve en zor sorularından biri. Cevap isterseniz; hem evet hem de kısmen hayır diye cevap verebiliriz. Ama, Bilişim devleri, dünyayı kuşatan sermaye oligarkları bizim özgürlüğümüzü satın alıyorlar ve bize kendi istedikleri gibi bir birey tipolojisi, düşünce tarzı ve alışacağımız yeni bir dünya sunuyorlar.

Hem de pahalı, hem de bizi mecbur ederek, hem de paşa paşa gidip onların dayattığı internet paketlerine asgari ücretimizden ödeyerek yaşamaya çalışıp, bu dünyaya tutunuyoruz.

Spinoza, insanlar özgür olduklarını sandıkları ama aslında nedenlerini bilmedikleri zorunluluklarla hareket ettiklerini söylüyor.

Jean Paul Sartre, insanın tamamen özgür olduğunu savunur, ona göre insan özgürlüğe mahkumdur.

Bireyin dış zorlama ve kısıtlama olmaksızın, kendi iradesi ile düşünebilmesi, karar verebilmesi ve başkalarının haklarına zarar vermeden hareket edebilmesi durumudur özgürlük.

Dünya hızla dijitalleşiyor, yapay zeka karar verme süreçlerinde hızla hayatımıza giriyor, sağlıktan, siyasete, bilimden, şirket yönetimine kadar hayatımızı etkileyen kararların dışımızda ve belki de istemediğimiz yönde gerçekleşmesi mümkün. Hala özgürlüğümüzün olduğuna inanmak zor ama gelecek belki de beni haksız çıkaracak yönde gelişir. Bekleyelim görelim?