Ondukuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi, Eğitim Fakültesi Eski Dekanı Prof.Dr. Hüseyin Kalkan samsunyenimedya.com okuyucuları için kaleme aldı.
Gökyüzüne Bakmak V
Bilinç ve Evren
Gökyüzüne baktığımızda genellikle şunu düşünürüz:
"Evrene bakıyorum."
Ama hiç şu soruyu sormayı denedik mi?
Evrene bakan şey nedir?
Bu soru basit gibi görünür. Ama aslında modern düşüncenin en zor sorularından biridir. Çünkü burada mesele yıldızlar, galaksiler ya da kara delikler değildir. Mesele,onları fark eden şeydir.
Evren milyarlarca yıldır var.
Ama evreni düşünen bilinç, yalnızca birkaç yüz bin yıldır burada.
Bu durumda şu tuhaf tablo ortaya çıkar:
Evrenin neredeyse tamamı,bilinçsiz geçmişte akıp gitmiştir. Ta ki bir noktada, evrenin içinden evrene bakabilen bir şey doğana kadar.
İşte insan, tam bu noktada sahneye çıkar.
Bir an durun?
Gerçekten durun.
Gökyüzüne bakarken bu kez yıldızları değil,bakan şeyi düşünün.
O gözler?
O farkındalık?
O "ben" dediğiniz şey?
Nereden bakıyor?
Görmek Yetmez? Peki Ya Fark Etmek?
Işık gözünüze düşer.
Retinada bir iz bırakır.
Beyninize bir sinyal gider.
Ve siz "gördüm" dersiniz.
Ama durun?
Bu sürecin hiçbir yerinde
"anlam"yoktur.
Sadece fizik vardır.
Sadece sinyaller vardır.
Peki o zaman şu soru kaçınılmaz:
Gören kim?
Sinyallerin ötesinde, onlara anlam veren o şey nedir?
Madde Nasıl "Ben" Der?
Düşünün?
Vücudunuz atomlardan oluşuyor.
Atomlar, çoğunlukla boşluktan.
Çekirdekte titreşen parçacıklar?
Etrafında olasılık bulutları?
Hiçbiri tek başına "ben" demez.
Anlam üretemez.
Ama bir araya geldiklerinde?
Bir bilinç ortaya çıkar.
Kendini bilen, sorgulayan,
hatırlayan, hayal eden bir yapı.
Şimdi soruyu daha da keskinleştirelim:
Bilinç, maddenin bir ürünü mü?
Yoksa madde, bilincin bir ifadesi mi?
Bir yıldız patlar.
Işık yayılır.
Milyarlarca yıl yol alır.
Ve bir gün?
Sizin gözünüze düşer.
O ışık, sizin zihninizde bir anlama dönüşür.
Bir düşünceye?
Bir hayranlığa?
Belki bir soruya?
Şimdi fark ettiniz mi?
O ışık, sadece yolculuk yapmadı.
Bir anlam kazandı.
Ve bu anlamın doğduğu yer?
Sizsiniz.
Eğer siz olmasaydınız tüm bunlar anlamsızdı.
Belki de Hikâye Tersine Akıyor
Biz hep şöyle düşündük:
Önce evren vardı.
Sonra yıldızlar.
Sonra gezegenler.
Sonra yaşam.
Ve en sonunda bilinç.
Ama ya bu sıralama eksikse?
Ya bilinç, sadece bir "sonuç" değilse?
Ya evrenin en başından beri içinde taşıdığı bir potansiyelse?
Belki de evren?
Karanlık, sessiz bir başlangıçtan itibaren yavaş yavaş kendini kurdu.
Atomları oluşturdu.
Yıldızları yaktı...
Gezegenleri şekillendirdi.
Ve sonunda?
Kendine bakabilecek bir yapı ortaya çıkardı.
Yani sizi...
Çünkü ona ihtiyacı vardı.
O olmasa onu anlamlı hale getirecek bir varlık olmayacaktı.
Bir Pencere mi, Yoksa Kaynak mı?
Şimdi kendinize sorun:
Siz evrene bakan bir göz müsünüz?
Yoksa?
Evrenin kendine açtığı bir pencere mi?
Bu fark küçük gibi görünebilir.
Ama değildir.
Çünkü eğer siz sadece bakan biriyseniz, evren sizden bağımsızdır.
Ama eğer siz bir pencereyseniz?
Evren ta kendisisiniz.
Çok ürkütücü bir çıkarım değil mi?
Bilim burada sessizleşir.
Çünkü ölçmek zordur.
Bilinç, cetvelle ölçülmez.
Teleskopla gözlemlenmez.
Ama tamamen dışarıda da bırakılmaz.
Bugün nörobilim, zihni anlamaya çalışıyor.
Fizik, gerçekliğin temelini sorguluyor.
Felsefe ise hâlâ aynı soruyu soruyor:
"Deneyim dediğimiz şey nedir"
Hiçbir teori henüz kesin değil.
Ama hepsi bir noktada birleşiyor:
Bilinç, göründüğünden çok daha derin bir sırdır.
Belki de En Büyük Keşif Hâlâ Önümüzde
İnsanlık gökyüzünü çözdü.
Yıldızların doğumunu anladı.
Galaksilerin dansını izledi.
Ama hâlâ bir şeyi tam olarak bilmiyor:
Kendi içindeki evreni.
Belki de en büyük keşif?
Uzak galaksilerde değil.
Kendi zihnimizin derinliklerinde saklı.
Ve Şimdi?
Bir dahaki sefere gökyüzüne baktığınızda?
Sadece şunu sormayın:
"Orada ne var?"
Şunu da sorun:
"Ben buradan neye bakıyorum"
Gördüklerim zihnimde nasıl anlama dönüşüyor.
Ve daha derinini:
"Bu bakış? kime ait?"
Belki de?
Belki de siz, yıldız tozundan oluşmuş bir bedenin içinde?
Evrenin kendine sorduğu bir sorusunuz.
Ve bu soru hâlâ açık:
"Ben kimim?"
Prof. Dr. Hüseyin KALKAN
Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Öğretim Üyesi

