Samsunspor'u sevmenin de mi izne ihtiyacı var
'samsunyenimedyacom' Genel Yayın Yönetmeni Dr Hasbi Aslan 'Samsunspor'u sevmenin de mi izne ihtiyacı var' başlıklı yeni yazısını 'samsunyenimedyacom' okurları için kaleme aldı
SAMSUNSPOR'U SEVMENİN DE Mİ İZNE İHTİYACI VAR?
Bir şehrin Samsunspor'a duyduğu sevgi, mülkiyet konusu değil; kolektif aidiyetin ürünüdür. Bu nedenle kolektif aidiyet duygusunun ya da özünde bir kitlenin Samsunspor'a duyduğu sevginin sahibi olamazsınız. Böyle bir şey mümkün değil. Çünkü Samsunspor bir ticari varlık değildir yalnızca. Bir babanın çocuğuna aktardığı sevgidir. Bir kentin hafızasıdır. Tribündür, marştır, sevinçtir, markadır, hatıradır, geçmiştir, kültürdür, acıdır, gelecektir?
Bizim gibi Samsunluluk ruhuyla yaşayanların Samsunspor'dan bir başka takımı yok. Hiç de olmadı. Samsunspor nerede biz orada olduk her daim?
Demek o ki; Yüksel Yıldırım'dan önce de Samsunspor vardı. Yüksel Yıldırım'dan sonra da olacak. Başkanlar değişir. Futbolcular değişir. Teknik direktörler değişir. Samsunspor kalır. Bu nedenle hiç kimse taraftarın Samsunspor'u ne kadar seveceğine karar veremez.
Samsunspor hakkında ne zaman eleştirel bir şey söylesek, önümüze aynı cümle konuluyor:
"Yüksel Yıldırım bu takımı 3. Lig'den aldı, Süper Lig'e çıkardı."
Evet, çıkardı.
Bunun hakkını teslim etmek gerekir. Yüksel Yıldırım'ın Samsunspor'a yaptığı ekonomik katkıyı ve kulübün yeniden ayağa kalkmasındaki rolünü inkâr etmek ne doğru ne de hakkaniyetli olur.
Ama geçmişte yapılan büyük bir hizmet, bugünkü bütün eleştirileri geçersiz kılmaz.
Çünkü Samsunspor artık 3. Lig'de değil.
Bugün konuşmamız gereken; "Nereden geldik?" kadar, "Nereye gidiyoruz?" sorusudur.
Teşekkür etmek, susmak değildir
Bir taraftar aynı anda hem:
"Bu kulübü buraya getirdiğiniz için teşekkür ederim." hem de:
"Transfer politikanızı doğru bulmuyorum." diyebilir.
Bunda hiçbir çelişki yoktur.
Eleştiri nankörlük değildir.
Tam tersine, Samsunspor'u ciddiye almaktır.
Rakiplerimiz hangi seviyede?
Bizim kadromuz onların neresinde?
Transfer politikamız yeterince güçlü mü?
Avrupa hedefimiz gerçekten bir proje mi?
Altyapımız ve oyuncu geliştirme sistemimiz nerede?
Bunları sormak neden yanlış olsun?
Samsunspor, Samsunspor sevgisi bir şirketten ibaret değildir
Evet, Samsunspor'un şirket yapısının sahibi olabilirsiniz.
Ama bir şehrin Samsunspor'a duyduğu sevginin sahibi olamazsınız.
Çünkü Samsunspor bir ticari varlık değildir yalnızca.
Bir babanın çocuğuna aktardığı sevgidir.
Bir kentin hafızasıdır.
Tribündür, marştır, sevinçtir, acıdır.
Yüksel Yıldırım'dan önce de Samsunspor vardı.
Yüksel Yıldırım'dan sonra da olacak.
Başkanlar değişir. Futbolcular değişir. Teknik direktörler değişir. Samsunspor kalır.
Bu nedenle hiç kimse taraftarın Samsunspor'u ne kadar seveceğine karar veremez.
Asıl tehlike ne biliyor musunuz?
"Başkan bizi 3. Lig'den aldı, o yüzden eleştirmeyelim."
İşte bu anlayış Samsunspor'a iyilik yapmaz.
Çünkü yöneticiler yalnızca alkışa değil, doğru eleştiriye de ihtiyaç duyar.
Bir taraftarın;
"Bu transfer neden yapıldı?"
"Rakibimiz bunu yaparken biz neden yapamıyoruz?"
"Üç yıl sonra nerede olacağız?" diye sorması gerekir.
Sorgulamayan taraftar kulübü büyütmez.
Sorgulayan taraftar kulübün çıtasını yükseltir.
Artık geçmişten geleceğe bakmanın zamanı
Yüksel Yıldırım'ın Samsunspor'u 3. Lig'den alıp Süper Lig'e taşıması bir başarı hikâyesidir.
Ama başarı hikâyeleri, geleceğin hedefi olamaz.
Şimdi Samsunspor'un daha büyük hedefleri olmalı.
Süper Lig'de kalıcı olmak?
Avrupa'yı hedeflemek?
Doğru transfer yapmak?
Oyuncu yetiştirmek?
Kurumsal bir futbol aklı oluşturmak?
Ve büyük kulüplerle rekabet etmek.
Bunları istemek nankörlük değil.
Samsunspor sevgisinin doğal sonucudur.
O yüzden artık aynı soruyu sormanın zamanı geldi:
"Bizi 3. Lig'den çıkardınız. Teşekkür ederiz. Peki şimdi Samsunspor'u nereye götüreceksiniz?"
Bu soruyu sormak haddini aşmak değildir.
Bu soruyu sormak, Samsunspor'u gerçekten sevmektir.