KAPAT

Daha Ne Olsun

Uzm Dr M Emin Dinççağ, samsunyenimedcom okurları için kaleme aldı: 'Daha ne olsun'

İşte Uzm. Dr. M. Emin Dinççağ'ın, çok farklı bir noktadan günümüz dünyasına bakışı elen alan yazısı: 

"DAHA NE OLSUN"

İnsanoğlu dünyayı değiştirmek, daha mutlu, daha refah içinde yaşamak için bilimi kullanmıştır.

Uygarlığın vardığı en yüksek, düzey bilim sayesinde olmuştur.

Bu gün binlerce kilometre uzağa resim göndermek, haberleşmek, binlerce kilometre uzaktaki birinin yerini tespit etmek, çok uzaktaki insanlarla aynı mekânda, bir arada gibi görüşmeler yapmak, toplantılar düzenlemek elbette bilimin ve teknolojinin eseridir.

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor ancak silah olup hayatımızı da karartıyor.

Yanı başımızda, savaş var. Atılan bombalarla binlerce sivil de hayatını kaybediyor. Gazze'de 75 bin insan hayatını kaybetti. Çocuk, çoluk, yaşlı, kadın, hasta demeden insanlar öldürüldü.

Bilim bir taraftan kanserin çaresini bulmak için çaba gösteriyor, insanları yaşatacak; bir yandan da son teknoloji ve daha çok insan öldürebilmek için, mağaralar delen, yerin altına nüfuz eden silahlar, bombalar üretiyor.

Bilim, aile, spor ve diğer üretim faaliyetleri gibi, diğer toplumsal kurumlarımızdan etkilenen ve bunlarla tümüyle bütünleşen bir toplumsal kurumdur. Bilimin uğraştığı problemlerin, bu problemleri araştırırken kullandığı fikirlerin, hatta bilimsel araştırmalardan ortaya çıkan sözüm ona bilimsel sonuçların hepsi, içinde yaşadığımız toplumun eğilimlerinden derinden etkilenir. Nihayetinde bilim insanları, yaşama bilim insanları olarak değil, ailenin, çevrenin, üretken bir yapının içindeki toplumsal varlıklar olarak başlar ve doğaya toplumsal deneyimlerinin şekillendirdiği bir mercekten bakarlar.

Bu kişiler algı düzeyinin üzerinde, bilim toplum tarafından şekillendirilir, çünkü bilim zaman ve para isteyen beşeri bir üretim faaliyetidir ve bu nedenle dünya da, parayı ve zamanı kontrol eden güçler tarafından yönetilir ve yönlendirilir.

Bu satırları okuduğum bir kitaptan aldım. Yani hayatı kurtarmak, bir insanı kanserden kurtarmak isteyen bilim de sonunda para kazanmak için çalışan birinin ürünü, binlerce insanı öldürmek için teknoloji üreten bir bilim adamı da bunu yaşamını sürdürebilmek için çabalarının sonucu olarak keşfediyor.

Ne garip değil mi?

Yaşatmak için çabalayan da, öldürmek ve daha çok insan ölsün diyen de, aynı yerden buluşuyor!

Amacım sadece felsefi olarak, iyi niyetle çabalarımızın, nihai hedef olarak nerelere gittiğini, istemeden bilmeden nelere, nerelere gittiğimizi düşündürmek.

Sabah kalkıyoruz, işimize gidiyoruz, çalışıyoruz, çabalıyoruz, alın teri döküyoruz, üç beş kuruş elde edip, çoluk çocuğumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Kim düşünür, yapacağınız bombanın binlerce masumun başına ölüm olarak döneceğini! Ama; hayat müşterek ve toplumsal sorumluluklarımız çoğu kez aklımıza gelmiyor. Geldiğinde de ev kirası, oğlanın okul taksiti, ödenecek kredinin borcu, unutulup gidiyor? Zaten hatırladığımızda da bizi ferahlatacak melisa çayı, papatya çayı veya acıklı bir türkü imdadımıza yetişiyor, çok şükür.

Hayat devam ediyor, çalışıyoruz, çok şükür.

#emindinççag #köseyazisi #dahaneolsun #insan #bilim #savas #empati #samsunyenimedya
Samsun'da 17 Yaşındaki Genç Kızdan Haber Alınamıyor!
Uluslararası Kapadokya Oryantiring yarışında Samsunlu sporculardan büyük başarı
Gökyüzüne Bakmak V: Bilinç ve Evren